SİLAH SAHABELERİN HAYATLARININ BİR PARÇASIYDI


Bazi kimselerin aklina; neden Rasulullah sahabeleri icin askeri egitim kampi acmamistir, sorusu gelebilir. Rasulullah boyle bir kampa ihtiyac duymadi cunku sahabelerin hepsi suvari askerlerdi. Silah onlarin hayatinin bir parcasi idi... Birbirlerini sadece cocuklari oldugunda veya atlari dogurdugunda tebrik ederlerdi.


Silah onlarin hayatlarinin bir parcasi olmasi nedeni ile egitime ihtiyaclari olmamistir. Bununla birlikte Rasulullah (sav) besili olan atlarla besili olmayan atlari yaristirarak sahabeleri egitiyordu. Sahihi Buhari'de de varid oldugu gibi egitilmis atlarin yaristirildigi meydan alti mil genisligindeydi. Seniyyetu'l-Veda isimli yer ile Zarifogullari mescidi arasindaki bir mesafe idi. Peygamber (sav) ile Hz. Aise (r.anha)'de kosu yarisi yapiyordu. Sahabelerde bizlerde oldugu gibi fazla yaglar ve gobekler yoktu. Ruhlari ve bedenleri katleden rahatlik onlarda yoktu. Calistiklari kadar yiyorlardi. Onlar iki vakit yemek yiyorlardi. Gunes dogduktan sonra ve gunes battiktan sonra. Sabahlari sabah sutu iciyorlardi aksamlari da aksam sutu iciyorlardi. Yemekleri sadece bu idi.Ancak bizlerin ugrasi ve mesguliyetimiz sanki onlardan daha fazla imis gibi veya onlardan daha fazla cihad ediyormusuz gibi ucuncu bir ogun yemek yemeyi ilave ettik. Uc defa yemek yiyoruz. (!)


Sahabelerin kadinlari, bugunkuler gibi yerinden kalkamaz derecede sisman olma bir yana, o kadar hafiflerdi ki varliklari ile yoklugu bilinemiyordu. Mesela Hz. Aise (r.anha)'yi deve uzerindeki mahfelin icerisinde zannederek gidiyorlar daha sonra mahfeli indirdiklerinde icerisinin bos oldugunu goruyorlardi. Hz. Aise var midir, yok mudur bilinemiyor. Bu onlarin kilo bakimindan ne kadar zayif olduklarini gostermekte.Gunumuzde ise kadinlar masallah zirhli harb gemileri gibiler(!) Neden? Cunku hizmetci istiyor, cocugunu emzirmiyor, camasirini yikamiyor, evini supurmuyor, ayak ayakustune atip dergisini bekliyor veya televizyon programlarini izliyor ya da benzeri seylerle ugrasiyor. Kendilerine herhangi bir sey denildiginde de size; "Ibn Hazm, kadin hizmet etmek zorunda degildir demistir," cevabini veriyorlar. Masallah ne kadar da bilgililer(i) Allah bu bilgiclerle evlenen kocalara yardim etsin.Hulasa sahabe-i kiram savas icin hazirdi. Yeni kamplara gitmeye ihtiyaclari yoktu. Cunku silah sahabelerin hayatlarindan bir parca idi bununla birlikte ferdi olarak kendi egitimlerini ihmal etmiyorlardi.Onlardan hangisi ata binemiyordu, hangisi kilic ve mizragi guzelce kullanamiyordu veya hangisi ok atamiyordu?Bu haller sahabelerin tabii yasantisi idi. Hatta kadinlarin bile tabii hayatiydi.Sizler Huneyn savasinda Ummu Suleym'in hancerini biliyorsunuz. Rasulullah Ummu Suleym'i ve elinde de hanceri gordu. Ona; "Ey Ummu Suleym, bu nedir?" diye sordu. (Ummu Suleym Rasulullah'in sut halalarindan veya teyzelerinden biridir. Nevevi, bunu ispat etmistir). Ummu Suleym de;
— “Bu bir hancerdir. Ben bununla senin cevrenden kacanlarin karnini yariyorum” dedi. Rasulullah da Ummu Suleym'in kocasi Ebu Talha'ya sunu soyledi:
— “Goruyor musun, bu saci dokuleni veya bu gozu az goreni goruyor musun? (yani bu ihtiyar neneyi goruyor musun? Nasil cesaretli?)” Evet, silah onlarin hayatlarindan bir parca idi

Eger onlar (cihada) cikmak isteselerdi, elbette bunun icin hazirlik yaparlardi. Fakat Allah onlarin savasa cikmalarini cirkin gordu de kendilerini alikoydu ve (onlara); oturun oturanlarla beraber, denildi." (Tevbe, 46)

"...denildi." Bunu diyenler kimdir. Bunu, oturun oturanlarla birlikte diyerek kendileri birbirlerine soylemislerdir. Gelelim ve izin isteyelim, eger bize izin verirse cihada cikanlar arasinda bozgunculuk yapariz ve eger bize oturmak icin izin verirse oturanlarla birlikte otururuz, demislerdir"(onlara); oturun oturanlarla beraber, denildi." Bunu soyleyenin Allah Rasulu (sav) oldugu da soylenmistir. Allah Rasulu (sav) onlara kizarak; "oturun oturanlarlaberaber," demisti. Onlar da "tamam, biz izin aldik," demislerdir. Allah Rasulu (sav)'e cihada katilmamak hususunda izin almak icin geldiklerinde Rasulullah (sav) onlara kizmis ve"oturun oturanlarla beraber, oturun kadinlarla ve coluk cocuklarla beraber"demistir. Bunun uzerine onlar da"bu bizim icin bir izindir"demislerdir.

"(Onlara); oturun oturanlarla beraber denilmistir". Yani onlarin bu hallerini baslarina kakarak ve azarlayarak, oturun cocuklarla, kadinlarla birlikte denilmistir. "Geri kalan (kadin)larla birlikte geri kalmaya razi oldular. Onlarin kalblerine muhur vurulmustur. Bu yuzden onlar hicbir sey anlamazlar." (Tevbe, 87)


"Eger onlar sizin aranizda (cihada) ciksalardi, size ser ve fesadi artirmaktan baska bir sey yapmazlar..." (Tevbe 47) Yani sizinle birlikte cihada katildiklari taktirde sizin kuvvetinizi, dusman karsisindaki direnisinizi artirmazlar. Bunlar adeta cingenelerin ihtiyarlan gibidirler. Yemekleri yerler, merkepler uzerinde yuk olarak tasinirlar. Yani bu ihtiyarlar iki yonden zararlidir. Hem yiyecekleri yerler, yeyip bitirirler hem de kendileri ile yuk tasitilacak merkeplere binip yuk tasitilmasina engel olurlar. Iste savastan geri kalanlar bunlara benzemektedirler. Onlardan bir hayir gelmez. Zorla katilsalar da mu'minlerin arasini bozarlar. Fitne ve fesadi yayarlar. Cesitli propagandalar yaparlar. Ayeti kerimede bunlar; "eger onlar sizinle beraber cihada cikmis olsalardi ancak bozgunculuk cikarir, sizi birbirinize dusurmek icin araniza fitne sokarlardi" buyruluyor. Yani bunlar ortaya cikan her olaya kulak verirler. Bilmeyen, onlarin saf insanlar oldugunu zanneder. Halbuki onlar malzeme toplarlar, zamani gelince de bomba gibi patlatirlar.

Yine ayet-i kerimede: "Icinizde onlari dinleyenler de vardir" buyruluyor. Yani sizin icinizde onlara raporlar sunan insanlar da vardir. Onlar sizin icinize sizdirilmis ajanlardir. Cunku ajanlarin vazifesi hadiseleri dinlemek ve onu temsil ettigi makamlara aktarmaktir. Bu nedenle Allah Teala onlari "cokca dinleyenler" sifati ile sifatlandirmisim Cunku ajanlar en cok kulaklarini kullanirlar. Mu'minlere boyle bir sifat verilmez. Cunku bu ajanlara aldanan mu'minler bile onlari sadece bir kere veya iki kere dinler ondan sonra vazgecerler. Insanlari dinlemeyi kendilerine vazife edinmezler. Ancak Muslumanlarin icine giren ajanlarin isi budur. Onlar mu'minlere karsi soguk savasi yurutmek icin tam bir hazirlik icindedirler.

Bir muslumani namazdan sonra yakalar ve ona;

Nereye gidiyorsun"diye sorarlar. Eger o;

Filan yerde savas var, oraya gidiyorum”diyecek olursa ona;

—Dikkat et, orada savasanlarin yarisi munafik. Ne yapacaksin orada? Onlar sefil ve kendilerini bitirmis insanlar, ne fayda saglayacaksin sen onlara? Neyi duzelteceksin? Bir baharatci felaketlerin mahvettigi bir yeri elindeki baharatlarla duzeltebilir mi? Yani sellerin yakip yiktigi veya cesitli afetlerin yok ettigi ot ve ekinleri baharatci satmis oldugu baharatlarla telafi edebilir mi?) Sen cenesi cokmus ve beli bukulmus ihtiyar bir nineyi genc bir kiz haline mi getireceksin?" seklinde sozler soylerler.

ABDULLAH AZZAM--CIHAD DERSLERI