CİHAD İÇİN AİLEDEN İZİN ALMAK HAKKINDA

Ey kardesim! Allah sana merhamet etsin. Bil ki, su anda cihadi dumura ugratmak Allah katinda herhangi bir farzi zayi etmekten daha kotu ve daha beterdir. Namazini birakip Allah'in huzuruna cikan ile cihadi terk edip Allah'in huzuruna cikan arasinda herhangi bir fark yoktur. Ancak Hanbeli mezhebine mensup olan bir kisim alimlere gore namazi terk etmenin cezasi daha agirdir. Cunku onlara gore namazi terk etmek kisiyi dinden cikarir, diger farzlari terk etmek ise kisiyi kafir etmez. Buna mukabil diger mezhep alimlerine gore farz-i ayn olan cihadi terk etmekle oruc ve namazi terk etme arasinda herhangi bir fark yoktur. Oyle ki kisi babasinin izni olmadan, hanim kocasindan izin almadan, kole efendisine danismadan, borclu alacaklisindan musaade istemeden cihada katilmak mecburiyetindedir. Zira o terk edilmeleri mumkun olmayan oruc ve namaz gibi bir farzdir. Bu soz fukahanin sozudur. Simdi sen oruc tutarken babandan veya annenden izin aliyor musun?

Bu hususta Ibn Rusd diyor ki: "Muminlerin idarecisi olan imama itaat gereklidir. Velev ki imam sahsi gunahlarindan dolayi fasik olsada. Ancak imama itaat gunah islemeyi emretmedigi surece gereklidir. Sayet gunah islemeyi emrederse artik ona itaat yoktur. Imamin farz-i ayn olmus olan cihadi birakmayi emretmesi de gunahlardan biridir. Bu hususta ona itaat edilmez." Gordugunuz gibi Ibn Rusd bunlari soyluyor. Cihad hakkinda hicbir kimseye itaat edilemeyecegini bildiriyor.

Ey kardesim! Bir takim yoneticiler veya baban yahut hoca efendiler senin faizli muamelenin mubah oldugunu soyleseler ve bu hususta sana fetva verseler, senin bunu rahat bir sekilde kabullenmen mumkun olur mu? Bu fetvalara dayanarak faizden elde edilen tek bir dirhemi dahi yemen caiz olur mu? Halbuki bir hadis-i serifte "Faizin yetmis kusur kapisi vardir. En azinin gunahi annen ile zina etmen gibidir" (Bkz. Ibn Mace Ticarat, bab: 58) buyrulmustur.

Baska bir hadis-i serifte: "Allah katinda zinadan kazanilan bir dirhem, otuz alti zinadan daha dehsetlidir" buyrulmustur. Diger bir hadis-i serifte: "Faizin en buyugu musluman kardesinin irzina tecavuz etmendir" seklindedir. (Bkz. Ebu Davud, kit. Edeb, bab: 35; Musned-i Imam Ahmed, c. 1, sh. 190)

Sayet baban sana: "Ey oglum! Oruc tutma da bize yardim et, cunku senden baska yardimcimiz yoktur" dese, senin orucu bozman caiz olur mu?

Sayet baban sana: "Ey oglum! Sakalini kes, cunku sakalini gorurlerse seni vazifenden atarlar" dese senin sakalini kesmen caiz olur mu?

Sayet sana: "Sen Amerikan veya Fransiz ya da falan sirkette calisiyorsun, eger seni sikca namaz kilarken gorurlerse sirketten atarlar. Bu nedenle ogleyi, ikindiyle cem et ve isten eve geldigin zaman Sii Imamiye mezhebine gore kil" dese ona itaat etmen caiz olur mu? Hayir, caiz degildir. Peki, "Islam adina burada kal ve cihada gitme bu daha efdaldir" diyen kimselerin durumu nasildir? Kalbinden belki de ona guluyorsundur. Cunku sen de kendi ulkende kalmanin Afganistan'a -Irak'a, Cecenistan'a vb- cihada gitmekten daha hayirli olduguna inanmiyorsundur.

Ey kardeslerim! Biliniz ki; cihad, gunumuzde farzdir, yeryuzundeki butun Muslumanlarin uzerine farz-i ayndir. Babanin cocuk uzerinde izin hakki yoktur, cunku fikih alimlerinin ittifaki ile belirttikleri ser'i kaideye gore, farz-i aynlarda izin alma yoktur. Su anda Afganistan'da, Filistin'de, Filipinler'de, Cad'da, Suriye'de, Yemen'de ve bircok Islam beldesinde cihad, farz-i ayndir. Cihaddan maksat silahli savasi kastediyoruz. Muslumanin silahi cekip Allah'in dusmanlariyla savasmasi farzdir. Allah'in dinini yeryuzune hakim kilmak, musluman toplumunu olusturmak ve Islam Devleti'ni ikame etmek, her muslumanin uzerine farz-i ayndir.

Allah yolunda cihad etmek icin hic kimseden izin almayiniz.
Biliyorsunuz ki Islam arazilerinden bir karis topragin dusmanin ayagi altinda cignenmesi halinde cihad etmek her muslumana farz-i ayn olur. Oyle ki kendisine cihad etmek farz olmayan kadin bile mahremi bulunmasi sarti ile kocasindan izin almadan bu cihada katilir. Kole, efendisinden izin almadan, borclu alacaklisina danismadan, cocuk babasinin musaadesini istemeden boyle bir cihada katilmak zorundadir.

Sayet bir beldenin veya bolgenin halki dusmana karsi guc yetiremiyorlarsa veya tembellik ediyor yerlerinden kimildamiyorlarsa bu taktirde farz-i ayn olan cihadin cercevesi gitgide genisler. Dusmanin isgal ettigi yerlere yakinligina gore bu farziyet Muslumanlari baglar. Oyle ki cember genisleyerek cihadin farz-i ayn olusu butun yeryuzunu kaplamis olur. Bu halde olan insanlar icin cihadin farziyeti aynen namaz ve orucun farziyeti gibidir. Nasil ki namaz ve orucun farziyeti insanlardan dusmez ise farz-i ayn olan cihadin farziyeti de dusmez. Bu mesele acikca bilinmelidir. Bizim burada soyledigimiz cihaddan maksat dort mezhep alimi fakihlerin izah ettikleri cihaddir. O da Allah yolunda savasmaktir.

Evet, cihad kitaldir, harptir, savastir... Nitekim Hanefiler, Safiler, Malikiler ve Hanbeliler cihadi bu manada almislardir.